İNME(FELÇ)                  

    Beyin dokusunu besleyen damarlardaki kan akımının ani bir şekilde kesilmesi veya azalması sonrası ortaya çıkan ve genellikle vücudu  tek taraflı etkileyen bir hastalıktır.  Beyin dokusu için yeterli oksijen sağlanamadığı için beyin hücrelerinde hasar oluşur. Beyin hücreleri hızla ölmeye başlar. Beyin hücrelerinin kendini yenileme potansiyeli bulunmamaktadır.

    Ülkemizde her yıl yaklaşık 200.000’e yakın yeni inme vakası  görülmektedir. Tüm dünyada 60 yaş üzeri ölümlerde 2. sırada, gelişmiş ülkelerde kalp-damar hastalıkları ve kanserden sonra 3. sıradadır. Diğer hastalıklara göre uzun süren ciddi sakatlıklara neden olmaktadır. Hastaların çoğunluğu 60 yaş civarındadır. 50 yaş sonrası inme geçirme riski, her 10 yılda 2 kat artmaktadır.

    İnme için en önemli risk faktörleri hipertansiyon ve kalp hastalıklarıdır. Genetik yatkınlık da dikkate alındığında, ailesinde inme hastalığı ile karşılaşan bireylerde, hipertansiyon ve kalp hastalıkların tedavisi önem arz etmektedir. Öncesinde 24 saatten az süre ile vücut yarısında güçsüzlük (beyinde geçici kanlanma azalması) ile karşılaşan bireyler yakından takip edilip, gerekli önlemlerin alınması zorunludur. Bu durum ileride oluşabilecek felç durumun öncül belirtisi olabilmektedir.

    İnme  durumunda hem beyin dokusunun hasar görmesi hem de iyileşme dönemindeki hareketsizliğe bağlı çeşitli sorunlar oluşabilir. Bu problemlerin başında yürüme yetisinin  bozulması gelir. Hasta uzvunu hareket ettirmede zorluk çeker. Bu bazen kaslarda güçsüzlüğe bazen de kasların anormal kasılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Güçsüz kasların güçlendirilmesi, aşırı kasılmış kasların uygun rehabilitasyon yöntemleri ve ilaçlarla tedavi edilmesi gerekmektedir. Medikal tedavilerle kasların anormal kasılması engellenmiyorsa, seçilmiş kaslara botilunum toksin uygulamaları  etkili bir tedavidir (video 1 https://www.youtube.com/watch?v=PJzX8Pkj6sA)

(video 2 https://www.youtube.com/watch?v=pIhEW7ye744 )  

    Erken dönemde etkili bir rehabilitasyon programı, iyileşme üzerine olumlu etkileri ve minimal özürlülük ile ilişkisi nedeniyle önem kazanmaktadır. Bu program fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi liderliğinde, bir ekip tarafından gerçekleştirilmelidir. Rehabilitasyona ilk 20 günde başlamanın tedaviye yanıt açısından önemli olduğu; hemen ve 3 ay sonra rehabilitasyona başlandığında önce başlanan hastalarda, yürüyüş hızının anlamlı arttığı belirtilmiştir. Genel olarak inme sonrası 1. yılda, fonksiyonel yönden ve yaşam kalitesi acısından % 50 iyileşme olduğu görülmüştür.