DİZ AĞRILARI

    Diz eklemi ve çevresindeki yumuşak dokular, yerçekimine karşı ayakta durma, yürüme sırasında stabilite ve mobilitenin oluşumunu sağlar. Diz, travmaya açık olduğundan dolayı kas iskelet sistemi hastalıklarından en fazla etkilenen eklemdir. Yanı sıra iltihabi romatizmal hastalıklar ve osteoartrit (kireçlenme) diz ekleminde sık görülür. Bu hastalıklar diz ekleminde ağrı ve uzun süre devam edebilen fonksiyon kaybına neden olur.

    Diz ekleminde osteoartrit (kireçlenme veya eklem aşınması), vücudun diğer eklemlerine kıyasla daha sık görülür. Bunun başlıca nedeni diz ekleminin yapısından ve fonksiyonundan kaynaklanır. Vücudun yükünü taşır ve yürümeyi sağlar. Travmaya açık bir yapısı bulunur. Oturup -kalkma, merdiven inip-çıkma, diz ekleminin üzerine kırılarak oturma, sportif faaliyetlerde bulunma gibi aktiviteler bu travmayı provoke eder. Obez kişilerde, bu aktiviteler esnasında diz eklemine binen yük birkaç kat artar. Diz osteoartritin tedavisinde ana prensip, ağrı oluşturacak aktivitelerden uzak durmak ve ideal kiloyu sağlamaktır. Diz etrafındaki kasların güçlenmesi ile bu olumsuz sürecin hızı azaltılabilir. Ancak, egzersiz tedavisinin etkili olması için en az 6 aylık bir sürece ihtiyaç vardır. Bunun için yapılacak en pratik  egzersiz ise oturur pozisyonda rulo haline getirilmiş bir havlunun diz ekleminin arkasında yerleştirilerek ,  havlunun diz eklemi ile zemin arasında sıkıştırılmasıdır (en az 5 sn). Bu egzersiz günde 3 kez 10 tekrar şeklinde yapılmalıdır. Diz osteoartriti için yapılabilecek bir diğer egzersiz ise düzenli yürüyüş aktivitesidir. Ancak bilinmesi gereken ise, ağrılı dönemlerde yürüyüşler ertelenmelidir. Yürüyüş aktiviteleri sonrası ortaya çıkan en az 1 saatten fazla ağrılı durumlarda da ezgersiz kısıtlanmalı ve dizlik kullanımına geçilmelidir. Hastanın durumuna göre gerekli medikal tedaviler de verilmelidir. Osteoartrit sürecini azaltmak amacıyla,  hücresel (yağ dokusu ve kemik iliği kaynaklı mezengimal kök hücre uygulamaları)  ve non hücresel (PRP, eksozom) tedaviler uygulanabilir. Bazı hastalarda da viskosuplementasyon (hyaluronik asit ) iceriğe sahip,  eklemin kayganlığını arttıran  sıvılar kullanılabilir. Diz içi uygulamalarının ultrasonografi eşiliğinde yapılması, hem uygulama kolaylığı hem de hastanın hissedebileceği ağrıyı en aza indirmeyi sağlar. 

    Diz ekleminde diğer pek çok eklemden farklı olarak menisküs  denilen yastıkçı yapılar bulunur. Bu yapılar ekleme binen yükü dengeler ve hareketi kolaylaştırır. Yaş ile birlikte menisküslerde aşınmalar ortaya çıkabilir. Genç bireylerde menisküslerde travmayla birlikte yırtıklar ve kopmalar olabilir. Eklemin istirahat ettirilmesi, fizik tedavi ve egzersiz tedavisi ile ağrı giderilmeye çalışılır. Ağrının giderilmediği ve ekleminin hareketlerinin kısıtlandığı (kilitlenme) durumlarda cerrahi uygulanmalıdır.  Genç bireylerde menisküsler  mümkün olduğunca korunmalıdır. Gereksiz cerrahi uygulamalar eklemdeki dejeneratif(yıpranma) süreci hızlandırabilir. Erken yaşlarda kireçlenmeye yol acabilir. Diz ekleminde ön çapraz ve arka çapraz bağlar,  travmada sıklıkla  etkilenen  yapılardandır.

    Yukarıda ifade ettiğimiz yumuşak doku romatizmalarında, bazen şişlikler oluşabilir.Bu durumlarda eklem istirahate alınmalıdır. Günde 3-4 saatte bir kez 10-15 dakika buz uygulaması yapılmalıdır. Gerekli durumlarda ağrı kesici ve iltihabı azaltacak ilaçlardan yararlanılır. Çok ağrılı  durumlarda eklem içinden sıvı aspirasyonu yapılabilir.

    Diz ekleminde enfeksiyonlarla ilişkili eklem iltihabına rastlanabilir. Bunların bir kısmı diz ekleminde mikroorganizmaların  üremesiyle oluşurken, bir kısmı da geçirilen bir enfeksiyona (üst solunum yolu enf, idrar yolu enf…..) ikincil olarak 2-4 hafta sonra oluşur. Birinci durum oldukça ciddidir. Mikrobun türünün belirlenmesi  ve uygun antibiotik tedavisi gerekir. Gerekli durumlarda cerrahi müdehale  gereklir.

    Diz ağrılarında optimal tedavinin sağlanması için diz hastalıklarının doğru şekilde teşhis edilmesi ve uygun tedavisinin yapılması oldukça  önemlidir.